SIKÇA SORULAN SORULAR

Psikologa hangi durumlarda başvurmalıyım?

Zaman zaman herkesin kendini kötü hissettiği dönemler olur. Ancak içinde bulunduğunuz olumsuz durumunuzun, aklınızı çok fazla meşgul ettiğini, hayatınızı olumsuz yönde etkilediğini, sizin için engel oluşturduğunu düşünüyor ve bu durumlarla baş etme becerilerinizi geliştirmek istiyorsanız merkezimize başvurabilirsiniz.

 

- Psikologa başvurmak için hasta olmam mı gerekir?

Zaman zaman her birey kendini stresli, kaygılı, mutsuz, karşılaştığı problemleri çözemeyecek kadar çaresiz hissedebilir. Böyle durumlarda yardım aramak çok doğaldır. Psikolojik danışma merkezine başvurarak yardım aramak o kişinin hasta olduğunu göstermez. Aksine sıkıntılarının farkında olmak ve bu sıkıntılarla yüzleşmek için kendini hazır hissetmek güçlülüğün ve sağlıklı olmanın göstergesidir.

 

- Psikologa kaç seans gitmem gerekir?

Merkezimizdeki görüşmelere ne kadar devam edeceğiniz, sizin yardım almak istediğiniz konuya ve sizin hayatınızdaki önceliklere bağlı olarak uzman psikologla karşılıklı olarak karar vereceğiniz bir konudur. Görüşmeler 1-2 seans görüşme sonunda sonlandırılabileceği gibi 1-2 yıl sürecek uzun dönemli seanslar şeklinde de planlanabilir. Süre sizin ihtiyacınıza bağlı olarak değişebilir.

 

- Psikologlar ilaç yazar mı?

Psikologlar ilaç yazmazlar. Psikiyatri kliniğinde ilaç yazılabilir ve sadece psikiyatristler ilaç yazabilirler. Psikiyatristler genellikle ilaç tedavisinin desteklenmesi açısından uzman psikologlar ile psikoterapi uygulamalarını uygun görürler.

 

- Çabuk sinirleniyorum, bununla nasıl baş edebilirim?

Öfke bir çok sebebe bağlı olabilir. Ekonomik koşullar, ihtiyaçları karşılayamama, beklentilerini yerine getirememe gibi birçok sebebi bulunabilir. Bu tip durumlarda öfke kontrolü nün yöntemlerini bilmeli ve neye ihtiyacınız olduğunu keşfederek kendinizi sakinleştirecek alternatifler bulabilirsiniz. Hayatın içinden çıkılmaz hale geldiği dönemlerde insanlar ne yapacağını şaşırabilirler. İçinde bulunduğunuz durumu değiştirmek için bireysel terapi almanız olası bir çok problemin de önüne geçecektir.

 

- Çocuğumun problemlerini nasıl anlayabilirim?

Çocuk problemlerini anlamak için çocuğunuzu iyi tanımanız ve izlemeniz gerekmektedir. Aynı zamanda gelişim dönemlerindeki durumlarına göre yaşıtlarıyla kıyaslama yapabilirsiniz. Farklılıklar gördüğünüz andan itibaren bir uzmana danışarak bilgi alabilirsiniz. Sonuç olarak 0-6 yaş döneminde ki çocuklar her şeyi çevrelerinden gözlemleyerek öğrenirler. Bu nedenledir ki problemlerin çoğunluğu bu yüzden ortaya çıkmaktadır. Büyük bir oranda aile içindeki iletişim de çocuğun gelişimi açısından önemlidir. Aile içinde yaşanabilecek bir temas bozukluğu veya çatışma çocuğun farklı bir gelişim göstermesine sebep olabilecektir.

 

- Ne zaman aile danışmanlığı ya da çift terapisi almalıyız?

Aile içinde yaşanan iletişim problemleri oluşmaya başladığı andan itibaren aile danışmanlığı ya da evlilik terapisi almanız önerilmektedir. Sorunların önceden çözümlenmesi amacıyla da süregelen durumlarda da danışmanlık hizmeti alınabilmektedir. Eşler arası uyumun bozulması, isteksizlik, tahammülsüzlük, strese bağlı öfke kontrolü gibi durumlarda da çift terapisi ya da aile danışmanlığı alınabilmektedir.

 

Korku ve kaygılarımla nasıl başa çıkabilirim?

Korku ve kaygıların neler olduğunu ve bunlara neden olan durumları tespit etmek gerekmektedir. Bu tip durumlarda karşılaşılan problemlerin çözümüne yönelik hareket etmek ve çözüm yollarını aramak gerekmektedir. Birçok birey bu durumlarla karşılaşmaktadır. Güvenli ve rahat bir ortamda bulunmak sorunların çözümünde etken rol almaktadır. Eğer böyle bir ortam oluşturamıyorsanız bireysel danışmanlık ve terapi almanız yararınıza olacaktır. Bireysel problemlerin bir kısmında kendimize dair yanlış bilgiler yer almaktadır. Yanlış bilgileri ve ihtiyaçlarınızı terapistle paylaşmak kaygılarınızla başa çıkmada ve onları anlamada size yol gösterecektir.

 

Depresyonda mıyım?

Depresyondaki kişi sürekli olarak karamsar duygular içerisindedir. Olumsuz düşünür. Yaşam enerjisi azalmıştır. Sürekli kendini yorgun ve bitkin hisseder. Uyku düzeni bozulmuştur. Ya hiç uyuyamaz ya da aşırı uyuma görülür. Kendisini önemsiz ve değersiz hisseder. Kendine bakım azalır ve sosyal yaşama karşı isteksizdir. Unutkanlık ve dikkatini bir konu üzerinde yoğunlaştıramama görülebilir. Kilo kaybeder ya da aşırı kilo almaya başlar. Kendine güven azalır ve sürekli kendini mutsuz hisseder. Yaşamdan zevk alamaz.

 



İletişim

Telefon: 0(212) 234-6897

GSM: 0(542) 307-8027

E-Posta: info@kesifpsikoloji.com

Adres: Teşvikiye Mah. Valikonağı Caddesi No: 54 Kat:4 Daire:6 Nişantaşı
Şişli - İstanbul